Miras Bırakan Kişinin Bankadaki Parası Ne Olur?
2 Ekim 2018
Milli Sporcular İçin Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Öğretmen Olma Şansı
18 Ocak 2019

Mirasçılık Belgesinin İptaline İlişkin Örnek Yargıtay Kararı

Download PDF

T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/85
Karar No:2014/18604
K. Tarihi:17.10.2014

MAHKEMESİ : Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2013/268-2013/560

H.. B.. ile Hazine aralarındaki mirasçılık belgesi iptali davasının reddine dair Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 10.04.2013 gün ve 268/560 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı H.. B.. vekili, S.. Y.. Köyünde bulunan bir kısım parsellerde kayıt maliki olan H.. A.. adlı kişinin gaip olması nedeniyle Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/486 Esas 2002/428 sayılı kararı ile Hazine’nin mirasçılığına karar verildiğini, vekiledenin S.. Y.. Köyü’nden haricen satın almış olduğu taşınmaz, parçasının H.. A.. adlı kişi adına tescilinin yapılmış olduğunu, bu kişinin gerçekte gaip olmadığını, mirasçılarının olduğunu ve vekil edeninin miras bırakanın mirasçılarından taşınmaz satın aldığını açıklayarak. Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/486 Esas ve 2002/428 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, eldeki davayı açmak üzere almış olduğu bir yetki belgesi bulunmadığı, verasetin iptali talep edilen H..A..’nın mirasçısı olmadığı ve mirasçı olma iddiası da bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hüküm yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların TMK’nun 598 maddesi hükmüne göre miras bırakanın mirasçıları tarafından açılması gerekir. Ancak kendisine mahkemece dava açma hususunda yetki verilen mirasçı olmayan kişilerin de dava açma haklarının bulunduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda; Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/374 Esas sayılı dosyasında davacıya, kayıt maliki H.. A..’nın mirasçılık belgesini alması için yetki verildiği, davacı vekili tarafından iş bu yetki belgesine dayanarak Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/478 Esas sayılı dosyasında mirasçılık belgesi istemi ile dava açıldığı, bu davanın yargılaması devam ederken davacı vekili tarafından bu kez 10/05/2010 tarihinde kayıt maliki olan H.. A.. hakkında Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/486 Esas 2002/428 sayılı Kararı ile verilen mirasçılık belgesinin iptali istemi ile Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/803 esasında dava açıldığı; Mahkeme’nin 2010/803 Esas 2010/982 Karar ve 16/06/2010 tarihli kararı ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesi ile her iki davanın birleştirilerek yargılamanın mahkemenin 2008/478 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda Mahkeme’nin 2008/478 Esas, 2012/109 Karar ve 20/01/2012 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaların aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği; verilen kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2012/2944 Esas, 2012/6930 Karar ve 10/10/2012 tarihli kararı ile bozulduğu; mahkemece bozma ilamına uyularak 2012/1768 Esas üzerinden yargılamaya devam edildiği ve 20/02/2013 tarihli oturumda 1 numaralı ara karar ile 2010/803 Esas, 2010/982 Karar sayılı dava dosyasının yargılama yönteminin asıl dava dosyasından farklı olması nedeniyle tefrikine karar verildiği ve tefrik edilen dosyanın 2010/803 Esasına kaydının yapılarak yargılamasına bu dosya üzerinden devam edilerek temyize konu hükmün verildiği anlaşılmaktadır.
Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/374 Esas sayılı dosyasında davacıya, kayıt maliki H.. A.. hakkında verilen Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/486 Esas 2002/428 sayılı mirasçılık belgesinin iptali için verilmiş bir yetki belgesi bulunmamakta ise de davacıya yetki belgesini ibraz etmesi için imkan ve süre verilmeden salt bu nedenle davanın reddedilmesi yargılama hukukunda egemen olan ilkelerden usul ekonomisi ilkesine aykırıdır. O halde, mahkemece yapılacak iş, davacıya yetki belgesi alması için süre ve imkan verilmesi, yetki belgesinin ibrazı halinde işin esasına girilerek bir karar verilmesi, yetki belgesinin verilen süre içerisinde ibraz edilememesi halinde ise yazılı şekilde karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle davacı H.. B.. vekilinin temyiz itirazları kabulü ile hükmün BOZULMASINA,taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Maddeler
TMK 598 Madde

error: Content is protected.